The Matrix Gerçek Oluyor: Bilim Beyne Bilgi Yüklemenin Bir Yolunu Buldu

Henüz emekleme aşamasında olsa da bu yüzyılın sonlarına The Matrix'te olduğu gibi beynimize bilgi yüklemesi yapmak mümkün gözüküyor.

The Matrix Gerçek Oluyor: Bilim Beyne Bilgi Yüklemenin Bir Yolunu Buldu
Facebook'ta Beğen:

The Matrix filminde Neo'nun beynine bağlanan bir kablo sayesinde Kung-fu öğrendiği sahneyi hepimiz hatırlıyoruzdur. The Matrix'teki bu sahne insanoğlunun beynin trink diye ihtiyacı olan bilgiyi yükleyebilmesi ve anında uygulamaya geçirmesi fantazisinin ilk kez karşımıza çıkarmamıştı tabii ki. Muhtemelen bir çoğumuz The Matrix'i izlemeden, özellikle öğrencilik yıllarımızda bunun hayalini kurmuşuzdur.

Vize veya finallerimizden önce birkaç dakikalık bir upload süreciyle sınavlarımıza hazır olmak lise ve üniversite yıllarında hepimizin aklından geçmiş olsa gerek. Kaliforniya'daki Hughes Research Laboratories (Hughes Araştırma Labratuvarı - HRL)'teki araştımacılar The Matrix'te beyaz perdeye taşınan bu fantaziyi gerçeğe çevirmenin bir yolunu bulduklarını iddia ediyorlar.

Öğrenme süreci kısalıyor

HRL'nin şu anda kullandığı yöntem The Matrix'teki kadar aşmış olmasa da bireyin sahip olduğu kognitif ve motor yetenekleri biraz olsun geliştirebiliyor. The Telegraph'ın haberine göre HRL araştırmacıları eğitimli bir pilotun beynindeki elektrik dalgalarını inceledi. Daha sonra bu veriyi elektrot başlıklarıyla sinyaller halinde uçak simulatöründe uçmayı öğrenen deneklerin beynine göndermeyi başardı. Bu sistem şimdilik hiçbir yeteneği sıfırdan öğrenmenizi sağlamıyor fakat simülasyon ve stimülasyon desteğiyle bir şeyi öğrenmenizi ve onda usta olmanızı kolaylaştırabiliyor. HRL'nin deneyinde iki grup kullanıldı ve bu gruplardan biri plasebo grubuydu. Yani bu grubun kullandığı elektrot başlıkları gerçekten beyinlerine bir veri göndermiyordu. Sonuçta gerçekten sinyal gönderilen grubun gönderilmeyen gruba göre aşağı yukarı %33 daha hızlı öğrendiği ortaya çıktı.

Bilim insanları çok yakın bir gelecekte olmasa da insanların, bu yöntemin gelişmesi ile, birçok alanda çok daha hızlı öğrenip, ustalaşabileceğini öngörüyor.

Yukarıda da öğrenciler üzerinden verdiğimiz örnekte olduğu gibi öğrenmek zaman zaman çok sıkıcı bir süreç olabiliyor. Bu yöntemle ileride birçok şeyi öğrenmek için harcayacağımız zamanı azaltabileceğimiz gibi öğrenme sürecini de daha keyifli bir hale getirebileceğiz. Çoğumuz öğrenmenin sık tekrar gerektirdiğini biliyoruz. Zaten öğrenmeyi sıkıcı yapan da tekrar etme süreci. Beyne veri yükleme yöntemi, bilim insanlarının deyişiyle sinirsel deşifre edilmiş geribildirim (decoded nueofeedback) yöntemi görsel stimülantlar sayesinde uzun süreli ve kas hafızalarımızı güçlendirmek için kullanılabilir. Boston Üniversitesi'de deşifre edilmiş geribildirim çalışmaları yürüten Profesör Takeo Watanbe'ye göre bu yöntem sayesinde bir film izlerken bile birçok yeteneğimizi oturduğumuz yerden geliştirebileceğiz.

Kung-fu öğrenebilecek miyiz?

Mevcut çalışmanın sonuçları şu anda görsel algıya yönelik öğrenme konusunda önemli bir adım olsa da, The Matrix'te olduğu gibi kung-fu benzeri daha çok motor becerilere dayalı yetenekleri geliştirmek biraz daha zor. Fakat Watanabe bu konuda hiç de kötümser değil. Wattanabe'nin dediğine göre algısal öğrenme (perceptual learning) ile kung-fu gibi belirli hareketleri tekrarlayarak ustalaşılan, motor yeteneklere bağlı öğrenme arasındaki işleyiş benzerliği motor yeteneklerin daha hızlı gelişmesine yardımcı olabilir. Normalde bir hareketi kusursuz yapmak için 10 bin tekrar yerine, belki bin tekrardan sonra bir kung-fu hareketini bir Şaolin Rahibi kadar zarif ve kusursuz gerçekleştirebileceğiz.

Hem heyecanlandırıcı hem endişe verici

Watanabe bu yöntemin gelecekte körlerden protez uzuvlara sahip ampute insanlara kadar birçok insanın hayatına olmulu etkileri olabileceğinden ve rehabilitasyon alanında çığır açabileceğinden bahsediyor. Bununla birlikte, distopik bilimkurgu eserleriyle büyüyen hem de düşünmeyi ve sorgulamayı seven bir nesil olarak bizim aklımıza acaba aynı yöntemin "süper askerlerden oluşan bir ordu kurmak için kullanılamayacağından nasıl emin olabiliriz" sorusunu getiriyor. Düşünsenize askerlere yüklenen geometri ve matematik bilgileriyle hiçbir atışını kaçırmayan topçu birliklerinden, her attığını 12'den vuran ve arttırılmış tıbbi eğitimiyle kendi kendini hızla tedavi edebilen piyadelerden, üstün yetenekleri sayesinde hiçbir radara yakalanmadan riskli manevraları yapabilen pilotlardan oluşan ordular kurmak sanki çok da uzak bir ihtimal değil gibi.

-----

Bu içerik oluşturulurken faydalanılan kaynaklar:
Science Fiction or Fact: Instant, 'Matrix'-like Learning
Official: You Can Now Upload Knowledge Directly into Your Brain [Video]
Scientists discover how to 'upload knowledge to your brain'

Facebook Yorumları

İlginizi Çekebilir